ZAMAN SEVGİYİ GÖSTERME ZAMANI
Avuçları terleyen bir kız çocuğuna; o heyecanı yaşattıran, nasıl bir duygudur acaba?
Büyükler, küçükleri kucaklarında oturtup sorular sorar, kimi zaman verilen cevabı bile dinlemezler ama; o soruların çocuklar için anlamı büyüktür: Bir büyüğün onunla ilgilenmesi, sıcaklığı, hele hele sevgiyle kucaklaması nasılda önemlidir, o minik insanlar için… Hiç fark ettiniz mi bilmem? Bir minik kucağınızdayken; siz başkasıyla konuşmaya başladığınızda, o sessizce kalkıp, kendi dünyasına doğru gider. Belki siz, koyu sohbetlere dalıp bunun farkına varmazsınız, belki de fark eder ama yeni davranışta bulunmazsınız. Çocuksa; hem ilgi başka tarafa yöneldiği, hem de kızaran yanağını biraz soğutmak için sizden uzaklaşmıştır.
Ne zor şeydir karşıdakine, yüreğinizdeki sevgiyi göstermek! Onun, samimi olduğunuzu hissetmesi gerekir. Aksi takdirde kucağınızda avuçları terleyen küçük, yada heyecandan içi titreyen büyük, bulduğu ilk fırsatta uzaklaşmak isteyecektir.
Nasıl bir çocuktum, ne zaman büyüdüm bilmem ama ben hep çevremdeki ilgiden korktum. Bir yandan daha da yaklaşıp keşfetmek, diğer yandan ürkek bir yabancı gibi kaçmak istedim. Bugün bile, bir büyüğüm benimle konuştuğunda garip bir tedirginlik duyuyor, hasret kaldığım dokunuşlarından köşe bucak kaçıyorum. Sevgimi göstermeyi de pek beceremem. Birçoğumuz öyle değil miyiz? İçimizde fırtınalar koparken sevgimizi gizli gizli yaşayıp, anlaşılmasın diye nasıl saklayacağımızı bilemeyiz.
Peki nedir sevgi, sevginin göstergeleri? Gece yarıları bastıran uykusuz nöbetlerinde; onun, gözümüzün önünde beliren bir anlık bakışı mı? Yürekteki tatlı heyecan mı? Ürkek bir kedi yavrusunu kucağına alıp doyurmak mı? Uzun zamandır görmediğiniz bir dostu kucaklayıp, beraberce eski günleri anımsamak mı? Bir annenin, evladının gönderdiği son mektubu, oturup bir daha okuması mı? Belki hiçbiri, belki de hepsi. Bir hareket, bir duygu ifadesidir sevgi ve sevebildiğin, sevdiğine sevgini gösterebildiğin sürece geliştirip hayata indirgeyebilirsin bu ifadeyi…
Bir sevginin yürekte açtığı yaranınsa tamiri mümkün değildir. Evladını yitiren bir ananın, yavrusunun ardından döktüğü tuzlu gözyaşlarını azaltabilir, yüreğindeki hüzün senfonisini dindirebilir misiniz? Hiçbir şey, onun yüreğinde kanayan yarayı hafifletmez.
Sevgi, yaşatıldıkça, sevdiğin için bir şeyler yaptıkça büyür ve gün gelir insanlar arasında sımsıkı bir bağ olur. Gelin, güne sevgiyle başlayalım. Sevgilinin gözündeki ışıltıyla aydınlansın dünyamız. Duygularımızı göstermekten ne zamana kadar kaçacağız? Çocuklarımızı sevgiden yoksun yetiştirip, büyüklerin kucağında ellerinin terlemesine daha ne kadar izin vereceğiz? Sevgimizi göstermek için hala neyi bekliyoruz; onların, solan güller gibi, avuçlarımızdan üçer beşer dökülmesini mi?